Türkiye’de tarımsal üretimin bel kemiği olan çiftçilere yönelik önemli bir düzenleme Resmi Gazete’de yayımlandı. 15 Şubat 2026 tarihli yeni kararname ile çiftçilerin biriken Bağ-Kur prim borçları ve vergi borçlarını ödemeleri için hazine destekli kredi imkanı sağlanacak. Bu adım, özellikle küçük ölçekli çiftçilerin finansal yükünü hafifletmeyi amaçlıyor.
Çiftçiye Borç Ödeme Kredisi Fırsatı
Yeni düzenlemeye göre, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) yani Bağ-Kur prim borcu ve/veya vergi borcu bulunan çiftçiler, bu borçlarını kapatabilmek için hazine destekli kredi kullanabilecek. Bu krediler, yüzde 25 faiz indirimli olacak ve üst limiti 300 bin lira olarak belirlendi. Bu kredi, çiftçinin borcunu doğrudan ilgili kurumlara (SGK veya vergi dairesi) ödemek amacıyla Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından tahsis edilecek. Yani kredi, çiftçinin eline nakit olarak geçmeyecek, doğrudan borcuna mahsuben ödenecek.
Sübvansiyonlu Kredilerde Son Durum
Daha önce sübvansiyonlu tarım kredilerinden yararlanabilmek için çiftçilerden “sosyal güvenlik kurumu prim borcu ve vergi borcunun olmaması” şartı aranıyordu. Bu şart, çiftçiler arasında büyük tepkilere yol açmıştı. Ancak gelen yoğun tepkiler üzerine yapılan revizyonlarla bu şart esnetildi. 24 Ekim 2025 tarihli ilk düzenlemede faiz oranlarında artış ve borcu yoktur şartı getirilmişti. 30 Ekim 2025’te faiz artışından geri adım atılsa da borcu yoktur şartı korunmuştu. Son olarak 15 Şubat 2026 tarihli karar ile çiftçilerin borçlarını ödemeleri için kredi imkanı sunulması kararlaştırıldı.
Ayni Kredilerde İstisna Devam Ediyor
Temel Hayvansal Üretim ve Temel Bitkisel Üretim konularında kullandırılan ve tamamı ayni olan 400 bin liraya kadar olan kredilerde, 31 Aralık 2026 tarihine kadar “sosyal güvenlik primi ve vergi borcu yoktur” şartı aranmayacak. Bu ayni krediler, çiftçilerin mazot, gübre, yem, ilaç gibi temel girdileri Başak Kart aracılığıyla temin etmelerini sağlıyor.
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Amacı Ne?
Yapılan bu düzenlemelerle Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın, çiftçilerin devlete olan borçlarını tahsil etme amacı güttüğü belirtiliyor. 2025 yılında yaşanan zirai don ve kuraklık gibi olumsuzluklar nedeniyle çiftçilerin gelir kaybı yaşadığı ve borçlarını ödemekte zorlandığı bir dönemde, bu tür bir düzenlemenin çiftçinin borç yükünü artırabileceği yorumları yapılıyor. Ancak, borç ödeme kredisi ile çiftçinin üretim faaliyetlerine devam edebilmesi için bir köprü görevi görmesi hedefleniyor.
Bu yeni düzenleme, çiftçilerin finansal durumlarını iyileştirmeye yönelik bir adım olarak görülse de, önümüzdeki dönemde çiftçilerin bu kredilerden ne kadar faydalanacağı ve borç yüklerinin nasıl etkileneceği yakından takip edilecek.





















