Çocukların dijital dünyadaki güvenliği en üst düzeyde ele alınıyor. Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), özellikle sosyal medya platformlarında çocukların kişisel verilerinin korunmasına yönelik kritik bir adım atarak, 6 popüler platform hakkında resen inceleme başlattı. Bu önemli hamle, çocukların dijital ortamda karşılaşabileceği potansiyel risklere karşı bir kalkan oluşturmayı amaçlıyor. Kurumun açıklamasına göre, bu incelemelerin temelinde ‘çocukların yüksek yararı’ ilkesi yatıyor.
Sosyal Medya Devlerine Kapsamlı Denetim
KVKK’nın aldığı karar doğrultusunda, TikTok, Instagram, Facebook, YouTube, X (eski adıyla Twitter) ve Discord gibi geniş kitlelere ulaşan platformlar, çocukların kişisel verilerini nasıl işledikleri ve hangi güvenlik önlemlerini aldıkları açısından titiz bir incelemeye tabi tutulacak. Bu incelemeler, söz konusu platformlardaki veri işleme süreçlerinin şeffaflığını ve çocuk odaklı güvenlik standartlarını değerlendirmeyi hedefliyor. Amaç, çocukların dijital ayak izlerinin güvende olmasını sağlamak ve olası suiistimallerin önüne geçmek.
Yeni Düzenlemeler ve Güçlendirilen Önlemler
Son dönemde kamuoyunda da sıkça dile getirilen sosyal medya kullanımına yönelik yeni düzenlemeler gündemde. Özellikle 13 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına kısıtlama getirilmesi ve 16 yaş altı kullanıcılar için ebeveyn izninin zorunlu hale getirilmesi gibi konular masada. Yetkililer, bu kapsamda yaş doğrulama sistemlerinin daha da güçlendirilmesi ve platformların çocuklara yönelik algoritmalarının daha sıkı denetlenmesi üzerinde duruyor. Ayrıca, sosyal medya şirketlerine, çocuklara zarar verebilecek içerikleri daha hızlı kaldırma ve riskli hesapları proaktif olarak tespit etme konusunda ek sorumluluklar yüklenmesi planlanıyor. Bu adımlarla, Türkiye’ye özgü, uluslararası örnekler de dikkate alınarak etkili bir dijital güvenlik modeli oluşturulması amaçlanıyor.
Uzmanlardan Birlikte Hareket Çağrısı
Konuyla ilgili görüş bildiren uzmanlar, yalnızca yasal düzenlemelerin tek başına yeterli olmayacağını vurguluyor. Ailelerin, okulların ve teknoloji şirketlerinin ortak bir paydada buluşarak hareket etmesi gerektiğinin altını çiziyorlar. Çocukların dijital dünyadan tamamen soyutlanması yerine, bilinçli ve kontrollü bir kullanımın teşvik edilmesi gerektiği belirtiliyor. Psikologlar, özellikle erken yaşlarda yoğun sosyal medya kullanımının dikkat süresi, benlik algısı ve akademik başarı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekerken, eğitimciler ise müfredata dijital vatandaşlık ve medya okuryazarlığı derslerinin daha kapsamlı bir şekilde entegre edilmesini öneriyor.






















