2026 Tokat İmsakiyesi
  • İmsak 00:00
  • Güneş 00:00
  • Öğle 00:00
  • İkindi 00:00
  • Akşam 00:00
  • Yatsı 00:00
  • İftara kalan süre
    00
    SAAT
    :
    00
    DAKİKA
    :
    00
    SANİYE
  1. Haberler
  2. zManşet
  3. SESSİZLİK TARAFSIZLIK MIDIR, YOKSA ZIMNİ BİR TAVIR MI?

SESSİZLİK TARAFSIZLIK MIDIR, YOKSA ZIMNİ BİR TAVIR MI?

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Uluslararası hukukta devletlerin hak ve yükümlülükleri açık hükümlerle düzenleniyor. Bir devlet silahlı saldırıya uğradığında, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkına sahip bulunuyor. Bu hak, saldırıyı durdurmaya yönelik olmak şartıyla askeri hedeflere karşı ve orantılılık ilkesi çerçevesinde kullanılabiliyor.

Uzmanlar, bir ülkeye yönelik saldırıların başka bir devletin topraklarındaki aktif askeri unsurlar üzerinden planlanması ve icra edilmesi halinde, söz konusu unsurların uluslararası hukukta “askeri hedef” niteliği kazanabileceğine dikkati çekiyor. Bu durumda, askeri ve sivil hedef ayrımının belirleyici olduğu vurgulanıyor.

KURALLAR HERKES İÇİN EŞİT Mİ?

Uluslararası sistemde temel tartışma başlıklarından biri, kuralların tüm devletlere eşit uygulanıp uygulanmadığı. Birleşmiş Milletler kararlarının bağlayıcı olduğu ifade edilse de, uygulamadaki farklılıkların “çifte standart” algısına yol açtığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Analistler, bazı devletlerin uluslararası kararları ihlal ettiklerinde yaptırımla karşılaşmadığını, bazı devletlerin ise ağır sonuçlara maruz kaldığını belirterek, bu durumun sistemin meşruiyetini zedelediğini ifade ediyor. II. Dünya Savaşı sonrası kurulan ve veto mekanizmasına dayanan küresel mimarinin güç dengeleri üzerine inşa edildiği, bu yapının eşitlikten ziyade güç hiyerarşisi ürettiği yorumları yapılıyor.

Bu çerçevede temel soru şöyle formüle ediliyor: ❝Hukuk mu gücü sınırlar, yoksa güç mü hukuku yorumlar?❞

TÜRKİYE’NİN KONUMU VE OLASI RİSKLER

Uzmanlara göre, bölgesel gerilimlerin tırmanması halinde üçüncü ülkelerin topraklarının da risk alanına girebileceği senaryolar gündeme gelebilir. Bu tür durumlarda mesele, yalnızca “haklı-haksız” tartışması değil; egemenlik, güvenlik ve uluslararası sorumluluk boyutlarıyla ele alınıyor.

Türkiye’nin hem bölgesel bir aktör olması hem de NATO üyesi bulunması nedeniyle hassas bir konumda olduğu belirtiliyor. Türkiye’nin İran ile komşuluğu da dikkate alındığında, olası bir geniş çaplı çatışmanın enerji güvenliği, ekonomik istikrar, bölgesel barış ve iç güvenlik üzerinde etkiler doğurabileceği ifade ediliyor.

Uzmanlar, bir devletin topraklarının başka bir ülkeye yönelik aktif askeri harekâtın parçası haline gelmesi durumunda, o devletin fiilen taraf olup olmayacağı sorusunun uluslararası hukukta tartışmalı bir alan oluşturduğunu kaydediyor. Aynı şekilde, söz konusu toprakların potansiyel hedefe dönüşmesi halinde siyasi ve hukuki sorumluluğun kimde olacağı da yanıt arayan başlıklar arasında yer alıyor.

“SESSİZLİK” TARTIŞMASI

Uluslararası krizlerde tarafsızlık ve sessizlik kavramları da yeniden değerlendiriliyor. Diplomasi çevrelerinde, sessiz kalmanın her zaman tarafsızlık anlamına gelmediği, bazı durumlarda zımni bir pozisyon olarak algılanabileceği ifade ediliyor.

Uzmanlara göre, genişleyen bir çatışma ortamında en büyük risk, ülkelerin istemeden sürecin parçası haline gelmesi. Bu nedenle karar vericilerin sloganlardan ziyade stratejik akıl ve hukuki çerçeveye dayalı hareket etmesi gerektiği vurgulanıyor.

Meşru müdafaa hakkının bulunduğu ancak sınırsız olmadığı, egemenlik ilkesinin temel olduğu ancak başka çatışmalara zemin oluşturması halinde riskleri artırabileceği belirtiliyor. Hukukun evrensel ve eşit uygulanmaması durumunda ise küresel güvenlik mimarisinin zarar görebileceği değerlendiriliyor.

Bölgesel gerilimlerin sürdüğü bir dönemde, Türkiye’nin önceliğinin egemenliğini korumak, topraklarını çatışma sahasına dönüştürmemek ve uluslararası hukukun evrenselliğini savunmak olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, ❝Bölgesel bir yangında en ağır bedeli, cepheye en yakın olan öder❞ değerlendirmesinde bulunuyor.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter