Dr. Şeref Menteşe, kaleme aldığı açık mektupla siyasi parti temsilcilerine ve genel başkanlara seslenerek, Türkiye siyasetinde yaşanan kimlik ve temsil krizine dikkat çekti.
Menteşe, Türkiye’de çok sayıda siyasi partinin bulunmasının ilk bakışta demokratik bir zenginlik izlenimi oluşturduğunu ancak mevcut tabloda partilerin özgün ideolojik duruş ve felsefi derinlikten uzaklaştığını savundu.
“PARTİLER GENEL BAŞKANLARLA ÖZDEŞLEŞTİ”
Menteşe, siyasi partilerin kurumsal kimliklerinin zayıfladığını belirterek, ❝Bir partinin kimliği, onun genel başkanının kişisel kimliğiyle özdeşleşmiş durumda❞ değerlendirmesinde bulundu.
Parti programlarının ve ideolojik söylemlerin geri planda kaldığını ifade eden Menteşe, genel başkan merkezli yapının siyaseti ❝derin bir kısır döngüye hapsettiğini❞ ileri sürdü.
“İTTİFAKLAR İLKESEL DEĞİL TAKTİKSEL”
Son dönemde sıkça gündeme gelen ittifak tartışmalarına da değinen Menteşe, bu süreçlerin ilkesel temelden ziyade taktiksel hesaplarla yürütüldüğünü savundu.
❝İttifak kuralım, hükümet düşsün, yeni seçimde farklı bir tablo ortaya çıksın söylemleri siyasetin ana gündem maddesi haline gelmiştir❞ ifadelerini kullanan Menteşe, farklı olduğunu iddia eden partilerin aynı ittifak çatısı altında benzeştiğini ve seçmen nezdinde güven kaybı yaşandığını belirtti.
“GERÇEK BİR ALTERNATİFE İHTİYAÇ VAR”
Menteşe, mevcut iktidar ve ana muhalefetin ötesinde, kapsayıcı ve demokratik bir siyasi yapıya ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
Kurulacak olası bir partinin;
Farklı etnik mensubiyetleri,
Dini inançları,
Çeşitli dünya görüşlerini
aynı çatı altında barındırabilecek nitelikte olması gerektiğini vurguladı.
Parti içi demokrasinin esas alınması gerektiğini ifade eden Menteşe, ❝Fikirlerin genel başkanın tek bir sözüyle yok olmayacağına yürekten inanılmalıdır❞ görüşünü paylaştı.
“ORTAK AKIL VE KATILIMCILIK ÖNE ÇIKMALI”
Yeni bir siyasi anlayışın, seçim kazanma hedefinin ötesinde toplumsal birlik ve ortak gelecek inşasını öncelemesi gerektiğini belirten Menteşe, genel başkan merkezli yapı yerine ortak akıl ve katılımcılığın hâkim olduğu bir model önerdi.
Menteşe, kapsayıcı ve özgürlükçü bir siyasi çatının Türkiye siyasetinde yeni bir ufuk açabileceğini kaydetti.


















