Evlatlarıma, aziz milletime ve yarınların hür Türkiye’sini inşa edecek geleceğimize; Bugün, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında, “terörle mücadele” ve “çözüm” adı altında önümüze getirilen sözde “Çerçeve Yasa” vesilesiyle, devletimizin temellerine ve milletimizin bekasına doğrudan temas eden tarihi bir kavşaktayız. Bir baba, bu ülkenin bir evladı ve millet iradesini her şeyin üzerinde tutan bir vatandaş olarak; tarihe not düşmek, yarın çocuklarımın karşısına başım dik çıkabilmek ve neden “HAYIR” dediğimi hukukun ve hakikatin diliyle ilan etmek mecburiyetindeyim. Ben bu yasaya reddiyemi keyfi bir siyasi karşıtlıktan değil, hukuk devleti ilkelerine, devlet aklına ve milletimizin tarihsel tecrübesine dayandırıyorum. Neden “HAYIR”? 1. Devleti Mülk, İradeyi Vesayet Sayayan Siyasi Tutarsızlığa “HAYIR” Dün “Bu bir ihanet yasasıdır, vatanın peşkeş çekilmesidir” diyerek meydanları inletenlerin, bugün bir koltuk değişimiyle aynı tasarıya safları geçip alkış tuttuğu bir tiyatroya şahitlik ediyoruz. Milletin samimiyetiyle ve vatan sevgisiyle alay eden bu ilkesizlik, yasanın içeriğinden önce milletin güvenini katletmiştir. Parti liderlerinin iki dudağı arasına sıkıştırılmış, milletvekillerinin %90’ının genel merkez talimatıyla el kaldırdığı bir Meclis iradesini reddediyorum. Bu yasa milletin hayrına değil, siyasi ikballerini devletin bekasının önüne koyanların menfaatinedir. 2. Hukuken İmkânsız, Mantıken Gerçek Dışı Sınır Ötesi Muğlaklığa “HAYIR” Yasa metnine “Sınır ötesindeki Pejak, PYD, SDG gibi terör odakları silah bıraktığında bu yasa yürürlüğe girer” şeklinde bir şart eklemek, Türk milletinin aklıyla alay etmektir. Türk yargısının ve devletinin egemenlik ve yetki alanının dışında kalan coğrafyalarda, terör örgütlerinin elindeki ağır silahların bırakılıp bırakılmadığını kim, hangi uluslararası denetim mekanizmasıyla ve nasıl tespit edecektir? Ulusal egemenliğimizi müphem ve denetlenmesi imkânsız sınır ötesi aktörlerin beyanına bağlamak, hukuk tekniği açısından tam bir basiretsizlik, devlet ciddiyeti açısından ise kabul edilemez bir zaaftır. 3. Terörün Bataklığını Görmeyip, Birkaç Bin Teröriste Af Getiren Aldatmacaya “HAYIR” Dünya örnekleri (İspanya’daki ETA süreci veya Kuzey İrlanda tecrübesi) bize göstermiştir ki; terör, arkasındaki uluslararası lojistik ve sosyo-politik bataklıklar kurutulmadan, birkaç bin silahlı unsurun affedilip cezaevinden çıkarılmasıyla bitmez. Bu yasa, terörü bitirmek için değil; binlerce eli kanlı teröristin cezaevlerinden salınması, yurt dışındakilerin meşrulaştırılıp ülkeye dönmesi için hazırlanmış bir kılıftan ibarettir. Terörün kökünü kazıyacak iradeyi göstermeyip, sadece sonuçlarını affeden bir anlayış terörü engellemez, cesaretlendirir. 4. Muhatapsız, Sorumsuz ve Şeffaf Olmayan Yönetim Anlayışına “HAYIR” Bir yanda binlerce masumun kanında parmağı olan terör elebaşı konuşuyor; diğer yanda hükümette doğrudan hiçbir hukuki ve icrai sorumluluğu bulunmayan siyasi aktörler süreç yürütüyor. Devletin asıl yetki ve sorumluluğunu taşıyanlar ise gölgede kalarak süreci izliyor. Anayasal ve hukuki sorumluluk almaktan kaçınan, kamuoyuna açık ve şeffaf bir hesap vermeyen bu ortaklık anlayışı, devlet ciddiyetiyle bağdaşmaz. Evlatlarıma ve Milletime Çağrımdır: Sevgili çocuklarım; yarın büyüdüğünüzde, babanızın hangi rüzgâra göre yön değiştirdiğini değil, fırtınanın en sert estiği anda dahi vatanın ve hukukun safında nasıl dimdik durduğunu bilin. Kuru bir milliyetçilik sloganına da, “barış” adı altında yutturulmaya çalışılan teslimiyete de prim vermedim. Aziz milletim; bu yasa sadece Meclis koridorlarında oylanıp geçecek bir kağıt parçası değildir. Seçim dönemlerinde kapınızı çalıp sizden oy isteyen, kartvizitlerini bırakan, cep telefonlarını veren milletvekillerine sesinizi duyurun. Mesaj atın, arayın, iradenizi ortaya koyun! Sizin onaylamadığınız, vicdanınızın kabul etmediği hiçbir metin bu topraklarda hukuk halini alamaz. Devletimizin bekası, milletimizin birliği ve geleceğimizin teminatı için bu hukuki ucubeye, bu siyasi mühendisliğe sonuna kadar HAYIR! Tarih de, millet de, vicdanlar da şahit olsun. Dr Şeref Menteşe
Tarihe ve Milletimizin Vicdanına Not: Neden “HAYIR” Değil, “ASLA!”

0
Paylaş













