1. Haberler
  2. zManşet Üstü
  3. CHP’Lİ DURMAZ: “DOĞANYURT’TA TAŞ OCAĞI DEĞİL, BAĞLAR VE SU KAYNAKLARI KORUNMALI”

CHP’Lİ DURMAZ: “DOĞANYURT’TA TAŞ OCAĞI DEĞİL, BAĞLAR VE SU KAYNAKLARI KORUNMALI”

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Erbaa ilçesine bağlı Doğanyurt Köyü’nde faaliyet gösteren taş ocağının kapasite artışı planını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Durmaz, taş ocağı sahasının yaklaşık 23,09 hektardan 97,57 hektara çıkarılmasına yönelik girişime ilişkin hem Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum hem de Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya ayrı ayrı soru önergeleri verdi.

Durmaz, Doğanyurt’taki bağ alanları, su kaynakları ve üreticilerin geleceği açısından sürecin açıklığa kavuşturulmasını talep etti. Önergelerde, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin 2023 yılı Haziran ayında başlatıldığı, Şubat 2025 ve Kasım 2025’te yapılan İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantılarına rağmen henüz sonuçlandırılmadığına dikkat çekildi.

BAĞ ALANLARI VE SU KAYNAKLARI İÇİN ENDİŞE

Durmaz, Doğanyurt’un üzüm ve özellikle bağ yaprağı üretimiyle öne çıkan tarımsal niteliği yüksek bir köy olduğunu belirtti.

Taş ocağı sahasının çevresinde yaklaşık 60 metre mesafede su kaynağı, 200 metreden itibaren tarım alanları bulunduğunu kaydeden Durmaz, 1 kilometrelik etki alanında yerleşim yerleri ile yoğun bağ alanlarının yer aldığını vurguladı.

Tarım ve Orman Bakanlığına yönelttiği önergede Durmaz, taş ocağından kaynaklanabilecek toz taşınımının bağ yaprağının kalitesi, verim ve pazar değeri üzerindeki etkileri ile üreticilerin yaşayabileceği gelir kaybına karşı alınacak tedbirleri sordu.

ÇEVRE VE SAĞLIK ETKİLERİ SORULDU

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına verilen önergede ise şu başlıklar gündeme getirildi:

  • Taş ocağının izin sınırları dışına çıkıldığı iddiaları

  • Toz emisyonunun çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkileri

  • Bölgede bulunan kültür varlıklarının korunmasına yönelik önlemler

  • Faaliyet sonrası rehabilitasyon planının bulunup bulunmadığı

  • Ruhsat veya izin ihlali tespit edilmesi durumunda iptal ya da geri alma değerlendirmesi yapılıp yapılmadığı

Önergede ayrıca 2024 yılı birleşik denetiminde kapasite aşımı nedeniyle idari yaptırım uygulandığı bilgisine de yer verildi.

“MESELE SADECE TAŞ OCAĞI DEĞİL”

Milletvekili Durmaz, Doğanyurt’ta yaşanan tartışmanın yalnızca bir taş ocağı meselesi olmadığını belirterek şunları kaydetti:

❝Doğanyurt’ta mesele yalnızca bir taş ocağı değildir; mesele suyun, toprağın, bağın ve üreticinin geleceğidir. Bağ yaprağıyla, üzümüyle öne çıkan bir köyde kamu yararı; taş ocağı genişletmekte değil, tarım arazilerini ve yaşam kaynaklarını korumaktadır. Bakanlıklar artık bu sessizliği bozmalı, üreticiyi ve köylüyü tedirgin eden tüm iddialara açık ve net yanıt vermelidir.❞

Durmaz, bölgedeki tarımsal üretimin korunmasının hem yerel ekonomi hem de üreticilerin geçimi açısından kritik olduğunu ifade etti.


ORMAN BAKANLIĞINA VERİLEN SORU ÖNERGESİ;

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın, Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğü’nün 96’ncı maddeleri gereğince, Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 03/02/2026
Kadim DURMAZ Tokat Milletvekili
Tokat ilimizin Erbaa ilçesine bağlı Doğanyurt Köyü, üzüm ve bağ yaprağı üretimiyle öne çıkan, tarımsal niteliği yüksek bir köyümüzdür. Köyün yakınında bulunan taş ocağının mevcut 23 hektarlık alanının 97 hektara çıkarılmasının planlandığı/istendiği ifade edilmektedir.
Sahanın yakın çevresinde su kaynağı, tarım arazileri ve yerleşim alanları bulunduğu; ayrıca toz, gürültü ve titreşim gibi etkilerin bağ alanları ile ürün kalitesi ve verimi üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği belirtilmektedir. Tarım alanlarının korunması ve üreticinin sürdürülebilir üretim yapabilmesi açısından Bakanlığınızın değerlendirmesi önem taşımaktadır.
Bu nedenle;
Tokat/Erbaa Doğanyurt Köyü ve çevresindeki üzüm-bağ yaprağı üretim alanları Bakanlığınız kayıtlarında tarımsal nitelik, ürün deseni, verim ve ekonomik katkı açısından nasıl tanımlanmaktadır? Bu bölgeye ilişkin güncel tarımsal envanter var mıdır?
Taş ocağının 23 hektardan 97 hektara genişlemesi planı kapsamında Bakanlığınızdan görüş/uygunluk istenmiş midir? İstenmişse Bakanlığınızın görüşü nedir?
Toz taşınımı ve partikül madde maruziyetinin bağ alanlarında ürün kalitesi, verim, yaprak kalitesi ve pazar değeri üzerindeki etkisine dair Bakanlığınızca yapılmış bir etki analizi bulunmakta mıdır?
Saha yakınındaki su kaynakları ve sulama imkânları dikkate alınarak; taş ocağı faaliyetinin su kalitesi ve sulama suyu güvenliği üzerindeki risklerine ilişkin değerlendirme yapılmış mıdır?
Doğanyurt ve çevresindeki üreticilerin toz ve çevresel etkiler nedeniyle yaşayabileceği gelir kaybı için Bakanlığınızın planladığı koruma, destek veya telafi mekanizması var mıdır?
Bölgedeki tarım arazilerinin korunması amacıyla; ilgili alanın özel koruma statüsü/özel tarım alanı benzeri bir yaklaşımla değerlendirilmesi yönünde Bakanlığınızın bir çalışması var mıdır?
Bakanlığınız, tarım arazilerinin bütünlüğünü ve üretimin sürdürülebilirliğini korumak amacıyla söz konusu taş ocağı genişlemesine ilişkin “uygun değildir” görüşü verme veya sürecin yeniden değerlendirilmesini isteme yönünde bir işlem tesis edecek midir?
Doğanyurt Köyü ve çevresinde bağ alanlarının korunması için hangi denetim, izleme ve koordinasyon (il/ilçe müdürlükleri, valilik, diğer bakanlıklar) adımları atılacaktır?

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın, Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğü’nün 96’ncı maddeleri gereğince, Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 03/03/2026

Kadim DURMAZ
Tokat Milletvekili

Tokat ilimizin Erbaa ilçesine bağlı Doğanyurt Köyü; üzüm ve özellikle bağ yaprağı üretimiyle öne çıkan, tarımsal niteliği yüksek bir köyümüzdür. Köy sınırlarında, MAPEG S20051349 (Er.3058910) ruhsat numaralı ve Akvadi İnş. San. Tic. A.Ş. tarafından işletildiği belirtilen II(A) grubu kalker/taş ocağı faaliyetinin; hâlihazırda yaklaşık 23 ha alanda yürütüldüğü, 2023 yılı Haziran ayında başlatıldığı ifade edilen ÇED süreci kapsamında 23 ha’lık fiili çalışma alanının 97,57 ha’lık ruhsat sahasına (yaklaşık 95–97 ha) doğru genişletilmesinin ve ilave kırma-eleme ünitelerinin talep edildiği; sürecin Şubat 2025 ve Kasım 2025 tarihlerinde yapılan 2 İDK toplantısında da karara bağlanamadığı kamuoyunca da bilinmektedir.
Söz konusu faaliyet alanının yakın çevresinde; köy içme suyu kaynağı, “Mötürüs” sulama suyu kaynağı (açık-kapalı sistem sulama projesi), Tepekışla içme suyu (Ahmetağa pınarı) ile ocak sahasına çok yakın mesafede (yaklaşık 60 m) yer aldığı belirtilen Kösere su kaynağı gibi unsurlar bulunduğu; ayrıca yaklaşık 1 km etki alanında 2.000 da civarında tarım arazisinin yer aldığı, bu alanların önemli bölümünün bağ vejetasyonu olduğu, toz etkisinin ürün kalitesi/verim üzerinde değerlendirilmediği ve geçmişte toz kaynaklı zararlar nedeniyle üreticilerin tazminat kazandığı ifade edilmektedir.
Yine, ÇED dosyasında taahhüt edilen çalışma/taşıma düzeni ile sahadaki fiili uygulamalar arasında farklar olduğuna dair iddialar; toz taşınımının belirlenmesinde meteorolojik verinin (Tokat merkez istasyonu yerine Erbaa otomatik istasyonu verileri) kullanılması gerekliliği ve DSİ’nin kuru dere yatağına müdahale iddiasına ilişkin tespitleri kamuoyuna yansımaktadır.
Bu çerçevede; tarım alanlarının, su kaynaklarının ve üreticinin korunması bakımından Bakanlığınızın değerlendirmesi önem taşımaktadır.
Bu nedenle;
Doğanyurt Köyü ve çevresindeki üzüm/bağ yaprağı üretim alanları Bakanlığınız kayıtlarında (ürün deseni, bağ alanı büyüklüğü, verim, ekonomik katkı ve kırsal gelir payı açısından) nasıl tanımlanmaktadır? Bölgeye ilişkin güncel tarımsal envanter/ÇKS-TARBİL vb. kayıtlar ve bağ alanı büyüklüğü (da) nedir?
MAPEG S20051349 (Er.3058910) ruhsatlı taş ocağı faaliyetinin 23 ha’dan yaklaşık 95–97 ha düzeyine genişletilmesine ilişkin yürütülen ÇED sürecinde Bakanlığınızdan (merkez/taşra birimleri, ilgili genel müdürlükler ve DSİ dâhil) görüş/uygunluk istenmiş midir? İstenmişse; hangi tarihte, hangi içerikte görüş verilmiştir?

Söz konusu genişleme kapsamında tarım arazileri yönünden 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu uyarınca “tarım dışı kullanım izni” başvurusu yapılmış mıdır? Yapıldıysa; başvurunun durumu nedir, tarım arazilerinin korunmasına ilişkin hangi şartlar öngörülmüştür?
Yaklaşık 1 km etki alanında 2.000 da civarında tarım arazisi bulunduğu ve işletme sınırına 200 m mesafeden başlayan bağ alanlarının yoğun olduğu dikkate alındığında; bağ yaprağı/üzüm üretiminde toz, titreşim ve gürültü kaynaklı verim-kalite kaybına ilişkin Bakanlığınızca yapılmış veya planlanan bir tarımsal etki değerlendirmesi var mıdır?
ÇED dosyasında yer aldığı belirtilen taahhütlerde (yıllık 99.000 ton kapasite, günlük 8 saat çalışma, günlük 13 sefer ve üzeri kapalı taşıma vb.) öngörülen faaliyet düzeni ile fiili uygulamalar arasında fark bulunduğuna dair iddialar hakkında Bakanlığınızın (il/ilçe müdürlüğü, DSİ, Teftiş Kurulu vb.) herhangi bir denetimi/incelemesi yapılmış mıdır; yapıldıysa sonucu nedir?
ÇED etki alanında yer aldığı belirtilen Doğanyurt Köyü içme suyu kaynağı, Mötürüs sulama suyu kaynağı, Ahmetağa pınarı ve ocak sahasına çok yakın mesafedeki Kösere su kaynağı açısından; su kalitesi, debi azalımı, kirlenme riski ve sulama suyu güvenliği yönünden Bakanlığınız/DSİ tarafından yapılmış bir değerlendirme ve düzenli izleme planı var mıdır?
DSİ Genel Müdürlüğü görüşünde, alandaki su kaynaklarının jeoloji/hidrojeoloji haritalarına işlenmesi ve beslenme havzalarının belirlenmesi gerektiği ifade edilmişken; bu teknik çalışmalar tamamlanmış mıdır? Tamamlanmadıysa gerekçesi nedir?
Kuru dere yatağına müdahale edildiğine ilişkin tespitler kapsamında; DSİ’nin Nisan 2025 tarihli incelemesinin bulguları nelerdir ve hangi idari yaptırımlar/iyileştirme yükümlülükleri uygulanmıştır? 11.12.2025 tarihli Samsun DSİ Bölge Müdürlüğü yazısı ve 18.12.2025 tarihinde düzeltmenin yeterli görüldüğüne ilişkin bildirimin içeriği nedir; yerinde nihai kontrol yapılmış mıdır?
Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından “bölgenin herhangi bir içme suyu havzasında kalmadığı” gerekçesiyle uygun mütalaa verildiği belirtilmektedir. Bu mütalaanın dayanağı nedir? Köy içme suyu kaynaklarının korunması bakımından ilave koruma tedbirleri öngörülmekte midir?
Toz taşınımının belirlenmesinde kullanılan meteorolojik verilerin Tokat merkez istasyonundan alınmasının risk doğurabileceği; Erbaa’da 2015’ten bu yana veri üreten otomatik meteoroloji istasyonu bulunduğu ve hakim rüzgârların tarım arazileri/yerleşim üzerine taşınım oluşturabileceği belirtilmektedir. Bakanlığınız, tarım arazilerinin korunması amacıyla ÇED sürecinde meteorolojik veri setinin ve toz dağılım modellemesinin Erbaa istasyonu verileriyle güncellenmesini talep edecek midir?
Doğanyurt ve çevresindeki üreticilerin toz ve çevresel etkiler nedeniyle yaşayabileceği gelir kaybı için Bakanlığınızın planladığı koruma/destek/telafi mekanizmaları (zarar tespiti, ürün kalite kaybı izlemesi, TARSİM yönlendirmesi, kırsal kalkınma destekleri vb.) var mıdır?
Bakanlığınız; tarım arazilerinin bütünlüğünü ve üretimin sürdürülebilirliğini korumak amacıyla söz konusu taş ocağı genişlemesine ilişkin “uygun değildir” görüşü verme veya sürecin yeniden değerlendirilmesini isteme yönünde bir işlem tesis edecek midir? Bu kapsamda Tokat İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Erbaa İlçe Müdürlüğü, DSİ ve diğer ilgili kurumlarla hangi denetim/izleme/koordinasyon adımları atılacaktır?

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın, Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğü’nün 96’ncı maddeleri gereğince, Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 03/03/2026

Kadim DURMAZ
Tokat Milletvekili
Tokat ilimizin Erbaa ilçesine bağlı Doğanyurt Köyü; üzüm ve özellikle bağ yaprağı üretimiyle öne çıkan, tarımsal niteliği yüksek bir köyümüzdür. Köy sınırlarında, MAPEG S20051349 (Er.3058910) ruhsat numaralı ve Akvadi İnş. San. Tic. A.Ş. tarafından işletildiği belirtilen II(A) grubu kalker/taş ocağı faaliyetinin; hâlihazırda yaklaşık 23 ha alanda yürütüldüğü, 2023 yılı Haziran ayında başlatıldığı ifade edilen ÇED süreci kapsamında 23 ha’lık fiili çalışma alanının 97,57 ha’lık ruhsat sahasına doğru genişletilmesinin ve ilave kırma-eleme ünitelerinin talep edildiği; sürecin Şubat 2025 ve Kasım 2025 tarihlerinde yapılan toplantılarda da karara bağlanamadığı kamuoyuna yansımıştır.
Söz konusu faaliyet alanının yakın çevresinde; köy içme suyu ve sulama suyu kaynakları ile tarım arazileri bulunduğu, yaklaşık 1 km etki alanı içinde 2.000 da civarında tarım arazisinin yer aldığı ve bu alanların önemli bölümünün bağ vejetasyonu olduğu, ayrıca geçmişte toz kaynaklı zararlar nedeniyle üreticilerin tazminat kazandığı ifade edilmektedir.
Yine; ÇED dosyasında taahhüt edilen çalışma/taşıma düzeni ile sahadaki fiili uygulamalar arasında farklar olduğuna dair iddialar; toz taşınımının belirlenmesinde meteorolojik veri setinin yerel şartları yansıtacak şekilde ele alınması gerekliliği; su kaynakları ve sulama altyapısının korunmasına ilişkin riskler; tarımsal üretimin sürdürülebilirliği bakımından Bakanlığınızın değerlendirmesini zorunlu kılmaktadır.
Bu nedenle;
Doğanyurt Köyü ve çevresindeki üzüm/bağ yaprağı üretim alanları Bakanlığınız kayıtlarında (ürün deseni, bağ alanı büyüklüğü, verim, ekonomik katkı ve kırsal gelir payı açısından) nasıl tanımlanmaktadır? Bölgeye ilişkin güncel tarımsal envanter/ÇKS-TARBİL vb. kayıtlar ile bağ alanı büyüklüğü (da) nedir?
Söz konusu taş ocağı faaliyetinin 23 ha’dan 97,57 ha düzeyine genişletilmesine ilişkin yürütülen ÇED sürecinde Bakanlığınızdan (merkez/taşra birimleri ve DSİ dâhil) görüş/uygunluk istenmiş midir? İstenmişse; hangi tarihte, hangi içerikte görüş verilmiştir?
Genişleme kapsamında tarım arazileri yönünden 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu uyarınca “tarım dışı kullanım izni” başvurusu yapılmış mıdır? Yapıldıysa; başvurunun durumu nedir, tarım arazilerinin korunmasına ilişkin hangi şartlar öngörülmüştür?

 

Yaklaşık 1 km etki alanında 2.000 da civarında tarım arazisi bulunduğu ve işletme sınırına yakın mesafeden başlayan bağ alanlarının yoğun olduğu dikkate alındığında; bağ yaprağı/üzüm üretiminde toz, titreşim ve gürültü kaynaklı verim-kalite kaybına ilişkin Bakanlığınızca yapılmış veya planlanan bir tarımsal etki değerlendirmesi var mıdır?
ÇED/PTD’de belirtilen üretim, çalışma saatleri ve nakliye/kapalı taşıma gibi taahhütlere uyulmadığı; üretim ve nakliyatın taahhüt edilenin üzerinde gerçekleştiği iddiaları hakkında Bakanlığınızın (İl/İlçe Müdürlükleri dâhil) herhangi bir denetimi/incelemesi olmuş mudur? Olduysa sonucu nedir? Tarımsal ürün ve yaprak kalitesine ilişkin ölçüm/izleme yapılmış mıdır?
ÇED etki alanında yer aldığı belirtilen köy içme suyu ve sulama suyu kaynakları ile bunlara bağlı sulama altyapısı dikkate alınarak; taş ocağı faaliyetinin su kalitesi, debi azalımı, kirlenme riski ve sulama suyu güvenliği üzerindeki etkilerine ilişkin Bakanlığınız/DSİ tarafından yapılmış bir değerlendirme ve düzenli izleme planı var mıdır?
Su kaynaklarının beslenme havzaları ve yeraltı su akış istikametlerinin belirlenmesi, su kaynaklarının jeoloji/hidrojeoloji haritalarına işlenmesi ve patlatma/üretim faaliyetlerinin su kaynakları üzerindeki etkilerinin bilimsel olarak ortaya konulması amacıyla Bakanlığınız/DSİ nezdinde hangi teknik çalışmalar yapılmıştır? Yapılmadıysa gerekçesi nedir?
Sulama suyu kaynağı ve sulama altyapısına gelebilecek zararların yalnızca “boru/hat hasarı” kapsamında ele alınmasının yeterli olmayacağı açıktır. Sulama suyunun kirlenmesi, debi düşmesi veya kaynakların zayıflaması halinde üreticinin uğrayacağı kayıplara ilişkin Bakanlığınızın planladığı koruma, destek veya telafi mekanizması var mıdır?
Toz taşınımı ve hava kalitesi değerlendirmelerinde kullanılan meteorolojik veri setinin bölgesel/topoğrafik farklılıkları yeterince yansıtmadığı iddiaları dikkate alınarak; ÇED sürecinde meteorolojik veri seti ve toz dağılım modellemesinin yerel şartları yansıtacak şekilde güncellenmesi için Bakanlığınız bir girişimde bulunacak mıdır?
Doğanyurt ve çevresindeki üreticilerin toz ve çevresel etkiler nedeniyle yaşayabileceği gelir kaybı, ürün kalitesi düşüşü ve pazar değer kaybı için Bakanlığınızın planladığı mekanizmalar (zarar tespiti, ürün kalite kaybı izlemesi, TARSİM yönlendirmesi, kırsal kalkınma destekleri vb.) var mıdır?
Bölgede tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve tarım arazilerinin bütünlüğünün korunması amacıyla; söz konusu genişleme talebine ilişkin Bakanlığınızın “uygun değildir” görüşü verme veya sürecin yeniden değerlendirilmesini isteme yönünde bir işlem tesis etmesi gündeminde midir?
Doğanyurt Köyü ve çevresinde bağ alanlarının, sulama imkânlarının ve su kaynaklarının korunması için hangi denetim, izleme ve koordinasyon (Tokat İl/Erbaa İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri, DSİ, Valilik ve ilgili diğer kurumlar) adımları atılacaktır?

 

 

 

Ruhsat/ÇED geçmişi ve genişleme: 23 ha’dan 95–97 ha hedefiyle 2023 Haziran’da ÇED sürecinin başlatıldığı; Şubat ve Kasım 2025’teki toplantılarda sonuçlanmadığı.
2011/23 “ÇED gerekli değildir” kararı ve süreç bilgisi:
1 km etki alanında ~2.000 da tarım arazisi, bağ yoğunluğu ve 2005’te toz nedeniyle tazminat iddiası:
Su kaynaklarının ÇED dosyasına başlangıçta girmediği; içme suyu, Mötürüs sulama suyu, Ahmetağa pınarı, Kösere (60 m) gibi unsurlar:
Su kaynaklarının 5 adet olduğu, mesafelerin 60–860 m aralığında geçtiği; içme suyu kaynağının 4 depodan 3’ünü beslediği; Mötürüs’ün tek sulama kaynağı olup ~125 ha sulama alanına hizmet ettiği:
Çalışma saatleri/kapasite/nakliye taahhütleri ve fiili durum iddiası: 8 saat yerine 18 saate varan çalışma; günlük 63–65 sefer; ~2.000 ton/gün ve üzeri; üzeri açık taşıma iddiası:
%2 devlet payı/katkı payı karşılığına ilişkin iddia (10.400 ton yerine 1.980 ton, 8.420 ton fark):
Tokat ÇŞİD İl Müdürlüğü’nün 28.02.2025 tarih ve 11898478 sayılı yazısında 2024 birleşik denetimde üretim miktarı aşımı nedeniyle idari yaptırım uygulandığı bilgisi:
DSİ Genel Müdürlüğü görüşünde 5 su kaynağının haritalara işlenmesi/akış istikametleri/beslenme havzası değerlendirmesi gereğine işaret edildiği; Su Yönetimi GM’nin “içme suyu havzasında kalmadığı için uygun mütalaa” bildirdiği:
Ruhsat iptali başvurusu (24.11.2025, 60.012.116/23) ve “zımni ret” iddiası:


ÇEVRE ŞEHİRCİLİK VE İKLİM BAKANLIĞINA VERİLEN SORU ÖNERGESİ;

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın, Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğü’nün 96’ncı maddeleri gereğince, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 03/03/2026
Kadim DURMAZ Tokat Milletvekili
Tokat ilimizin Erbaa ilçesine bağlı Doğanyurt Köyü, üzüm ve bağ yaprağı üretimiyle öne çıkan, tarımsal niteliği yüksek bir köyümüzdür. Köyün hemen yakınında faaliyet gösteren bir taş ocağının mevcut çalışma alanının 23 hektar olduğu, bu alanın 97 hektara çıkarılmasının planlandığı/istendiği kamuoyuna yansımıştır.
İlgili saha çevresinde; yaklaşık 60 metre mesafede su kaynağı, 200 metre mesafeden itibaren tarım alanları bulunmakta, ayrıca 1 kilometrelik etki alanı içinde yerleşim ve bağ alanları yer almaktadır. Yine bölgede kültür varlıkları bulunduğu bilinmekte; ayrıca bilirkişi raporlarında şartlı verilen izin sınırlarının dışına çıkıldığına dair tespitlerin yer aldığı iddia edilmektedir.
Bu çerçevede; tarım alanlarının, su kaynaklarının, yerleşim alanlarının ve kültürel mirasın korunması; toz emisyonu ve çevresel etkilerin denetlenmesi kamu yararı açısından zorunludur.

Bu nedenle;

Tokat/Erbaa Doğanyurt Köyü yakınındaki taş ocağı için 23 hektardan 97 hektara genişleme (kapasite artışı/alan artışı) talebi Bakanlığınıza iletilmiş midir? İletildiyse süreç hangi aşamadadır?
Söz konusu genişleme için ÇED süreci yürütülmekte midir? Yürütülüyorsa ÇED başvurusu, kapsamı, halkın katılımı süreci ve nihai kararın takvimi nedir?
Dosya kapsamında belirtilen su kaynağına 60 m mesafe dikkate alındığında, suyun korunmasına ilişkin hangi hidrojeolojik/jeolojik incelemeler yapılmıştır? Su kaynağı ve yeraltı suyu açısından risk değerlendirmesi var mıdır?
Tarım alanlarının 200 m’den başlaması nedeniyle; toz taşınımı, partikül madde, gürültü ve titreşim etkilerine ilişkin modelleme/ölçüm yapılmış mıdır? Yapıldıysa sonuçları nelerdir?
Taş ocağı faaliyetinden kaynaklı toz emisyonunu azaltmaya yönelik (sulama, perdeleme, kapalı konveyör, yol kaplama, hız limiti, filtreleme vb.) hangi önlemler istenmiş; bu önlemlerin saha denetimleri hangi sıklıkla yapılmıştır?

1 km etki alanında yerleşim bulunduğu dikkate alınarak; insan sağlığı yönünden (solunum yolu riskleri, PM10/PM2.5 maruziyeti vb.) sağlık etkisi değerlendirmesi yapılmış mıdır? Yapıldıysa sonuçları nelerdir?
Bölgede kültür varlıkları bulunduğu iddiaları kapsamında; ilgili kurum görüşleri alınmış mıdır? Alındıysa hangi tespitler yapılmış; sahaya ilişkin koruma tedbirleri nelerdir?
“Şartlı verilen izin sınırlarının dışına çıkıldığı” iddiaları doğru mudur? Doğruysa Bakanlığınızın yaptığı tespit, tutanak, idari yaptırım ve/veya faaliyeti durdurma işlemleri var mıdır?
İzin/ruhsat koşullarının ihlali tespit edilmişse, genişleme talebi de dâhil olmak üzere süreçte iptal/geri alma değerlendirmesi yapılmış mıdır?
Faaliyet alanı ve çevresinde iyileştirme (ağaçlandırma/toprak serimi/erozyon kontrolü) planı var mıdır? Varsa takvimi ve denetim mekanizması nedir?

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın, Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğü’nün 96’ncı maddeleri gereğince, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 03/03/2026

Kadim DURMAZ
Tokat Milletvekili
Tokat ilimizin Erbaa ilçesine bağlı Doğanyurt Köyü; üzüm ve bağ yaprağı üretimiyle öne çıkan, tarımsal niteliği yüksek bir köyümüzdür. Doğanyurt Köyü Arım/Tepeardı mevkiinde faaliyet gösteren ve MAPEG kayıtlarında S20051349 (ER.3058910) numarasıyla anılan II(A) grubu (kalker) taş ocağı için, hâlihazırda yaklaşık 23,09 hektarlık işletme alanının, ruhsat sahasının toplamı olan 97,57 hektara çıkarılmasına yönelik alan artışı/kapasite artışı talebi bulunduğu; bu kapsamda 2023 yılı Haziran ayında Bakanlığa başvuru yapılarak ÇED sürecinin başlatıldığı; sürecin Şubat 2025 ve Kasım 2025 tarihlerinde yapılan İDK toplantılarında karara bağlanamadığı ifade edilmektedir.
Saha çevresinde; 60 m mesafede su kaynağı bulunduğu, 200 m’den itibaren tarım alanlarının başladığı; 1 km etki alanında yerleşim ve yoğun bağ alanlarının bulunduğu; ayrıca bölgenin Eski Kösere yerleşimiyle ilişkili kültür varlıkları açısından hassas olduğu belirtilmektedir. Bunun yanında, yürütülen soruşturma ve bilirkişi raporlarına yansıyan tespitlerde; koordinat/izin sınırları dışına çıkıldığı, bazı tesis unsurlarının izin verilen koordinatların dışında konumlandığı, çevresel etkilerin buna bağlı değiştiği iddiaları yer almaktadır.
Bu çerçevede; tarım alanlarının, su kaynaklarının, yerleşim alanlarının ve kültürel mirasın korunması; toz emisyonu ve çevresel etkilerin etkin denetlenmesi kamu yararı açısından zorunludur.
Bu nedenle;
Tokat/Erbaa Doğanyurt Köyü yakınında faaliyet gösteren söz konusu taş ocağı için 23,09 hektardan 97,57 hektara alan artışı/kapasite artışı talebi Bakanlığınıza iletilmiş midir? İletildiyse başvuru tarihi, başvuru numarası, talep edilen yeni kapasite/ek üniteler ve süreç hangi aşamadadır?
Bu talep kapsamında ÇED süreci yürütülmekte midir? Yürütülüyorsa; ÇED başvurusu, rapor/format (PTD/ÇED raporu), kapsamı, halkın katılımı toplantısı yapıldıysa tarihi ve yeri, İDK toplantılarının tarihleri ve sürecin neden sonuçlandırılamadığı (istenen düzeltmeler/eksikler) nelerdir? Bir sonraki işlem takvimi nedir?
Mevcut faaliyete dayanak olan önceki çevresel karar/izinler (ör. “ÇED gerekli değildir” kararı ve/veya devre ilişkin yazışmalar) kapsamında; işletmeye getirilen “koordinatlara bağlı kalma” ve “aynı kapasitede çalışma” şartları nelerdir? Bu şartların sağlanıp sağlanmadığına ilişkin Bakanlığınızın denetim/tutanak tespitleri var mıdır?
Proje alanı ve etki alanında bulunduğu belirtilen su kaynakları (Doğanyurt Köyü içme suyu kaynağı, Mötürüs sulama suyu, Tepekışla içme suyu/Ahmetağa pınarı ve 60 m mesafedeki Kösere su kaynağı dâhil) için; Bakanlığınızca veya ilgili kurumlarca hangi hidrojeolojik/jeolojik etütler yapılmıştır? Yeraltı suyu akış yönleri, beslenme havzası ve patlatma/ocak faaliyetlerinin suya etkisine ilişkin risk değerlendirmesi var mıdır?
İçme ve sulama suyu kaynaklarında (debi, kalite parametreleri, bulanıklık, ağır metal vb.) Bakanlığınız veya ilgili kurumlarca yapılmış ölçüm/izleme sonuçları bulunmakta mıdır? Varsa sonuçlar nelerdir ve hangi periyotla izlenmektedir?
Tarım alanlarının 200 m’den itibaren başladığı ve 1 km etki alanında yoğun bağ alanları olduğu dikkate alındığında; toz taşınımı/partikül madde (PM10/PM2.5), gürültü ve titreşim etkilerine ilişkin modelleme/ölçüm yapılmış mıdır? Yapıldıysa kullanılan meteorolojik veri seti (istasyon, yıllar) ve temel bulgular nelerdir?
ÇED dosyasında meteorolojik veri seti ve hâkim rüzgâr yönü seçimine ilişkin; proje alanına daha yakın istasyon verileri yerine farklı istasyon verileri kullanıldığı iddiaları doğru mudur? Doğruysa gerekçesi nedir? Bu durumun tarım alanları ve yerleşime taşınan toz riskini artırabileceği değerlendirilmiş midir?
Taş ocağı faaliyetinden kaynaklı toz emisyonunu azaltmaya yönelik (sulama, perdeleme, kapalı sistem/kapalı konveyör, filtreleme, yol kaplama-süpürme, hız limiti, branda zorunluluğu vb.) hangi önlemler istenmiştir? Bu önlemlerin saha denetimleri hangi sıklıkla yapılmıştır? Denetim sonuçları ve tespit edilen ihlaller nelerdir?
2024 yılı içinde yapılan denetimlerde, proje tanıtım dosyasındaki üretim miktarının üzerinde üretim yapıldığı gerekçesiyle idari yaptırım uygulandığı belirtilmektedir. Uygulanan yaptırımın tarihi, dayanağı, ceza tutarı ve düzeltici faaliyet yükümlülükleri nelerdir?
Bölge halkı ve yerel kayıt/tutanaklara yansıyan iddialara göre; işletmede taahhüt edilen çalışma saatlerinin aşıldığı, nakliyede sefer sayısı ve taşınan miktarın arttığı, taşıtların üstlerinin kapatılmadığı ileri sürülmektedir. Bakanlığınız bu iddialara ilişkin denetim yapmış mıdır? Yapıldıysa tespitler ve uygulanan yaptırımlar nelerdir?
Erbaa Cumhuriyet Savcılığı nezdindeki soruşturma ve bilirkişi raporlarına yansıdığı belirtilen; koordinat/izin sınırları dışına çıkılması, stok/pasa alanı ve bazı tesis unsurlarının izin koordinatlarının dışında kalması iddiaları Bakanlığınızın kayıtlarında mevcut mudur? Bu kapsamda düzenlenen tutanak, idari yaptırım ve/veya faaliyeti durdurma işlemleri var mıdır?
İşletme alanında kuru dere yatağına müdahale edilerek doğal yapısının bozulduğu iddiaları ve bu kapsamda ilgili kurum yazışmaları bulunduğu belirtilmektedir. Bakanlığınız bu konuda hangi işlemleri yapmıştır? Dere yatağının rehabilitasyonu/izlenmesine ilişkin bir zorunluluk ve yaptırım uygulanmış mıdır?
Bölgede kültür varlıkları bulunduğu; Eski Kösere yerleşimi, hamam kalıntısı, su yolu ve tümülüs gibi unsurların varlığına ilişkin tespitler olduğu ifade edilmektedir. Bakanlığınız ÇED/izin süreçlerinde ilgili koruma kurulu ve kurum görüşlerini almış mıdır? Alındıysa tespit ve koruma tedbirleri nelerdir? Alan artışı talebi sit alanlarıyla çakışmakta mıdır?
İzin/ruhsat koşullarının ihlali tespit edilmişse; genişleme talebi dâhil olmak üzere süreçte izinlerin askıya alınması/iptali yönünde bir değerlendirme yapılmış mıdır? İlgili kurumlara (Valilik, İl Müdürlüğü, MAPEG, Orman/DSİ vb.) herhangi bir bildirimde bulunulmuş mudur?
Faaliyet alanı ve çevresinde iyileştirme (ağaçlandırma, toprak serimi, erozyon kontrolü, rehabilitasyon) planı var mıdır? Varsa takvimi, teminat/rehabilitasyon yükümlülükleri ve denetim mekanizması nedir?

Taslağa işlenen “ek belgelerdeki” başlıca somut bilgiler (dayanak)
Ruhsat/işletmeci ve alan büyüklükleri ile devir ve ÇED süreci bilgileri (23,09 ha faaliyet; 97,57 ha alan artışı; 2023 Haziran başvurusu; Şubat 2025 ve Kasım 2025 İDK toplantıları):
ÇED dosyasında yer almadığı belirtilen su kaynakları ve 60 m mesafe vurgusu:
Eski Kösere yerleşimi/kültür varlıkları; bazı alanların 3. derece sit ilan edildiği bilgisi:
1 km etki alanında yaklaşık 2000 da tarım arazisi ve 200 m’den itibaren bağ alanları:
Çalışma saatleri, nakliye seferi ve taşınan miktara ilişkin tespit (18 saate varan çalışma; 63–65 sefer; ~2000 ton/gün iddiası):
2024/659 soruşturması ve 15/11/2024 bilirkişi raporuna yansıyan “kuru dere yatağına müdahale” ve koordinat/izin uyumsuzluğu tespitleri:
DSİ incelemeleri ve 11.12.2025–18.12.2025 yazışmalarına yansıyan “dere yatağı bozulumu/düzeltme” süreci:
Tokat ÇŞİİ Müdürlüğü 28.02.2025 tarihli yazıda yer alan “2024 birleşik denetimde kapasite aşımı nedeniyle idari yaptırım” ifadesi:
Meteorolojik veri seti/Erbaa istasyonu vurgusu ve Tokat merkez verisi kullanımına itiraz:
İstersen bu metni TBMM formatına uygun şekilde Word (.docx) olarak da düzenleyip verebilirim (başlıklar, paragraf girintileri ve imza bloğu hazır).

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter