Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın İçişleri Bakanım, Sayın Adalet Bakanım ve Aziz Milletim; Bugün ülkemiz, sessiz ama toplumun temel yapı taşlarını, aile kurumunu ve devletimizin geleceğini derinden tehdit eden devasa bir beka sorunuyla karşı karşıyadır. Uyuşturucu ve madde bağımlılığı, sokaklarımızdan evlerimize kadar yayılmış; kullanım yaşının düşmesi ve yaygınlaşmasıyla birlikte kritik bir eşiği aşmıştır. Türkiye, milli bünyesini ve sağlıklı düşünebilen insan kaynağını hedef alan bu örtülü tehdide karşı en sert ve en radikal tedbirleri derhal almak zorundadır. Devletimizin güvenlik güçleri ve adli makamları, uyuşturucunun arz boyutuyla, kaçakçılarla ve sokak satıcılarıyla kararlı bir mücadele yürütmektedir. Ancak gelinen noktada görülmektedir ki; mücadelenin ekseni ve stratejisi büyütülmek zorundadır. 1. MEŞRUİYETİN ŞARTI: Toplum nezdinde devletin sorgulayan, yargılayan, ceza kesen ve operasyon yürüten elinin, mücadele ettiği suç odaklarından tartışmasız biçimde daha temiz olduğunu ispat etme yükümlülüğü vardır. Kamuda yürütülen kararların, çıkarılan yasaların ve ekranlarda kamuoyuna duyurulan uyuşturucuyla mücadele operasyonlarının toplum vicdanında tam bir kabul görmesi buna bağlıdır. Bugün milletimiz haklı olarak şu meşru soruyu sormakta ve sorgulamaktadır: “Operasyonu yürüten, kararı veren, yasayı çıkaran mekanizma ne kadar temiz?” Kolluk kuvvetlerinden idari ve siyasi kadrolara kadar, mücadeleyi yöneten insanların her şeyden önce kendi zihinsel ve ahlaki berraklıklarını, madde bağımlılığından ve kullanımından tamamen arınmış olduklarını milletin gözü önünde ispat etmeleri bir lüks değil, devlete olan inancın ve meşruiyetin zorunlu şartıdır. 2. DEVLETİN ASIL GÖREVİ: TEDARİK ZİNCİRİNİ TAMAMEN KIRMAKTIR Hukuk devleti ilkesi gereği; devletin ana odak noktası imalat, kaçakçılık ve tedarik zincirini çökertmek olmalıdır. Bireysel uyuşturucu kullanımı, öncelikli olarak tıbbi ve sosyal bir bağımlılık/sağlık meselesi olarak ele alınmalı; bu kişiler cezalandırıcı polisiye tedbirlerin ötesinde etkin rehabilitasyon kanallarına yönlendirilmelidir. Bireysel kullanım, ancak başkalarının can ve mal güvenliğini tehlikeye attığı veya kamusal bir sorumluluğu ihlal ettiği an cezai ve idari yaptırımın doğrudan konusu olur. 3. EN BÜYÜK TEHLİKE: KAMUSAL KARAR MEKANİZMALARININ ZEDELENMESİDİR Son zamanlarda yürütülen operasyonlar ve kamuoyuna yansıyan vahim tablolar, bu zehrin toplumun her kesimine sızabildiğini açıkça göstermiştir. Ekran önündeki popüler figürlerin veya sanatçıların denetlenmesi toplumsal farkındalık açısından kıymetlidir; ancak kamu kaynağını yöneten, yasa çıkaran, karar alan, yargı dağıtan ve güvenlik sağlayan insanların zihinsel berraklığı devletin doğrudan bekasıyla ilgilidir. Toplumun önündeki bir kişinin kendisine ve çevresine verdiği zarar sınırlı kalabilir; fakat milletin parasıyla millet adına yetki kullanan tek bir kamu görevlisinin, idarecinin veya siyasetçinin madde etkisi altında alacağı tek bir yanlış karar, bütün ülkenin geleceğine ve nesillerin selametime telafisi imkansız zararlar verir. Uygulanan kanunların, yönetmeliklerin ve idari kararların niteliğinin tartışmalı hale gelmemesi için, kararları alan akıl mekanizmasının her türlü şatibeden arınmış olması şarttır. 4. DÜNYADAN YASAL ÖRNEKLER VE MÜCADELE MEVZUATLARI Dünyanın önde gelen devletleri ve kamu yönetimleri, kamu hizmetinin aksamaması ve devlet aklının berrak kalması adına bu adımları mevzuatlaştırarak kararlılıkla uygulamaktadır: * ABD: Executive Order 12564 – Drug-Free Federal Workplace (Uyuşturucusuz Federal İşyeri Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi) * Singapur: Misuse of Drugs Act (MDA) – Mandatory Public Sector & Civil Service Testing Framework (Uyuşturucunun Kötüye Kullanımı Kanunu ve Kamu Hizmeti Zorunlu Test Çerçevesi) * Brezilya: Lei nº 13.103/2015 – Lei do Motorista & Exame Toxicológico de Larga Amostragem (Sürücüler ve Kamu Güvenlik Personeli İçin Saç Dokusu Analiziyle Zorunlu Toksikoloji Testi Kanunu) * İngiltere: Transport and Works Act 1992 & Police Regulations 2003 (Drug Testing Amendments) (Kritik Kamu Altyapısı ve Emniyet Teşkilatı Zorunlu Madde Testi Düzenlemeleri) * Çin Halk Cumhuriyeti: Drug Control Law of the People’s Republic of China – Article 33 & Mandatory Civil Service Testing (Kamu Görevlileri ve İdari Kadrolar İçin Zorunlu Madde Taraması Düzenlemesi) 5. A’DAN Z’YE TÜM KAMUDA ZORUNLU VE PERİYODİK UYUŞTURUCU TESTİ GETİRİLMELİDİR Bu açık tehdit karşısında, Anayasal sınırlar ve hukuk devleti ilkeleri dahilinde şu yasal düzenlemenin acilen hayata geçirilmesini teklif ve talep ediyorum: * Eksiksiz Kapsam: Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden merkezi bürokrasiye, idari otoriteden yerel yönetimlere (belediyeler), yargı organlarından emniyet ve savunma teşkilatına kadar A’dan Z’ye tüm kamu yönetimi ve siyasi kadrolar kapsama alınmalıdır. * Periyodik ve Sürpriz Taramalar: Yılda en az bir, mümkünse iki kez; önceden haber verilmeksizin, gelişmiş adli tıp yöntemleriyle (saç/kıl dokusu analizleri dahil) Zorunlu Uyuşturucu ve Bağımlılık Taraması yapılmalıdır. * Kamu Düzeninde Arınma: Test sonuçları pozitif çıkan kişilerin kamu görevleri derhal askıya alınmalı, rehabilitasyon süreçleri başlatılmalı ve zihinsel berraklığı tescil edilmeyen hiçbir bireyin millet adına yetki kullanmasına izin verilmemelidir. Ülkemizin geleceği, evlatlarımızın koruma altına alınması ve devlet aklının her zaman berrak kalması adına bu konunun sonuna kadar takipçisi olacağımı; ekranlarda, yazılarımda ve yer aldığım her platformda bu hayati reform gerçekleşene kadar mücadele edeceğimi kamuoyuna, Sayın Cumhurbaşkanımıza ve ilgili Bakanlarımıza saygılarımla arz ederim. Dr. Şeref Menteşe
KAMUOYUNA VE DEVLETİN ZİRVESİNE AÇIK ÇAĞRI: KAMUDA VE SİYASETTE ZORUNLU UYUŞTURUCU TARAMASI DÖNEMİ BAŞLAMALIDIR

0
Paylaş












