Tokat Belediyesi tarafından Güneşli Mahallesi 412 ada 44 parselde bulunan 6 bin 977,34 metrekarelik taşınmazın 365 milyon 821 bin 680 TL muhammen bedelle satışa çıkarılması, kamuoyunda tartışmalara neden oldu. Dr. Şeref Menteşe, söz konusu taşınmazın satış sürecine ilişkin kamuoyunun cevap bekleyen soruları bulunduğunu belirterek, ihale dosyasının ve değerleme raporlarının şeffaf biçimde açıklanması çağrısında bulundu.
Güneşli Mahallesi’ndeki taşınmazın ticaret+konut imarlı, 2,40 emsalli ve 10 kata kadar yapılaşma hakkına sahip olduğunu belirten Menteşe, yaklaşık 16 bin 745 metrekare emsale esas inşaat hakkı bulunan arsanın Tokat açısından önemli bir ekonomik değer taşıdığını ifade etti.
“Mesele 365 milyon lira değil, Tokat’ın malının gerçek değerinde değerlendirilip değerlendirilmediğidir”
Taşınmazın 25 Kasım 2025 tarihinde de satışa çıkarıldığını hatırlatan Menteşe, o tarihteki muhammen bedelin yaklaşık 360 milyon TL olduğunu, 11 Ağustos 2026 tarihinde ise bedelin 365 milyon 821 bin 680 TL olarak belirlendiğini kaydetti.
Aradan yaklaşık dokuz ay geçmesine rağmen muhammen bedeldeki artışın yaklaşık yüzde 1,6 seviyesinde kaldığını belirten Menteşe, bu durumun tek başına kamu zararı anlamına gelmeyeceğini ancak kamuoyunun değerleme raporlarını sorgulamasının doğal olduğunu söyledi.
Menteşe, “Türkiye’de arsa, konut ve inşaat maliyetlerindeki değişim dikkate alındığında bu taşınmazın değerlemesinin hangi kriterlere göre yapıldığı açıklanmalıdır. Kamuoyunun değerleme raporunu görme hakkı vardır.” dedi.
“Neden kat karşılığı veya gelir paylaşımı yöntemi değerlendirilmedi?”
Taşınmazın doğrudan satış yerine kat karşılığı veya gelir paylaşımı gibi alternatif yöntemlerle değerlendirilip değerlendirilmediğini de soran Menteşe, belediyenin uzun vadede elde edebileceği gelir ile doğrudan satıştan elde edilecek gelirin karşılaştırılması gerektiğini ifade etti.
Menteşe, “Belediyecilik yalnızca mal satmak değildir. Kamu malını en yüksek kamu yararıyla değerlendirmektir.” değerlendirmesinde bulundu.
İhale sürecine ilişkin sorular
Menteşe, Tokat Belediyesi’nden şu bilgilerin kamuoyuyla paylaşılmasını istedi:
- İhaleye kaç kişi veya şirket katıldı?
- Kimler teklif verdi?
- Verilen teklifler hangi tutarlardaydı?
- En yüksek teklif ne oldu?
- İhale kimin üzerinde kaldı?
- Satış gerçekleşti mi?
- Gerçekleşmediyse 2886 sayılı Kanun kapsamında pazarlık sürecine geçilecek mi?
- 365 milyon 821 bin 680 TL muhammen bedel hangi komisyon veya uzmanlar tarafından belirlendi?
- Değerleme sırasında hangi emsal satışlar dikkate alındı?
- Değerleme hangi tarihte yapıldı?
- Kat karşılığı veya gelir paylaşımı yöntemiyle belediyenin elde edebileceği muhtemel gelir hesaplandı mı?
Menteşe, bu hesaplamaların yapılmış olması halinde kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini, yapılmadıysa neden yapılmadığının açıklanması gerektiğini söyledi.
Vali ve denetim mercilerine inceleme çağrısı
Konuyla ilgili hiç kimsenin suçlu ilan edilmesini istemediğini vurgulayan Menteşe, kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin ancak belgelerin incelenmesiyle giderilebileceğini belirtti.
Tokat Valiliği’ne de çağrıda bulunan Menteşe, yetki ve hukuki sınırlar çerçevesinde konunun ilgili denetim mercilerince incelenmesinin kamuoyundaki soru işaretlerinin giderilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.
Menteşe ayrıca İçişleri Bakanlığı’nın ilgili denetim birimleri ile devletin müfettişlerine çağrıda bulunarak ihale dosyası, değerleme raporu, imar hakları, ihaleye katılanlar, teklifler ve alternatif değerlendirme yöntemlerinin incelenmesini istedi.
“Kamu zararı yoksa bunu da devlet söylesin. Biz de ‘Tokat’ın malı hakkıyla değerlendirilmiş’ der ve teşekkür ederiz. Ancak kamu zararı varsa bunun hesabını sormak da devletin görevidir.” ifadelerini kullandı.
“Şüphelerin giderilmesinin yolu şeffaflıktır”
Tokat kamuoyunda belediye başkanının bazı kararlarıyla ilgili çeşitli söylentilerin bulunduğunu belirten Menteşe, söylentilerin delil olmadığının altını çizdi.
Bununla birlikte kamu yöneticilerinin işlemlerinin toplumda güven oluşturmasının önemine dikkat çeken Menteşe, ihale sürecine ilişkin tüm bilgi ve belgelerin kamuoyuna açık şekilde paylaşılmasının soru işaretlerini gidereceğini ifade etti.
İhale döneminde Belediye Başkanı’nın şehir dışında bulunmasına ilişkin kamuoyunda oluşan algının da açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirten Menteşe, bunun tek başına ihaleyi hukuken sakatladığını ileri sürmediğini özellikle vurguladı.
“Bu mesele parti meselesi değildir”
Tokat’taki tüm siyasi partilere, milletvekillerine, belediye meclis üyelerine, meslek odalarına ve sivil toplum kuruluşlarına çağrıda bulunan Menteşe, konunun siyasi parti ayrımı yapılmadan ele alınması gerektiğini söyledi.
Menteşe, “AK Partilisi, CHP’lisi, MHP’lisi, İYİ Partilisi, Anahtar Partilisi, Yeniden Refahlısı, Saadetlisi… Hangi siyasi görüşten olursanız olun, bu arsa hepimizin. Mesele bir belediye başkanını savunmak veya eleştirmek değil, Tokat’ın hakkını savunmaktır.” dedi.
Kamu malının söz konusu olduğu yerde soru sormanın vatandaşlık görevi olduğunu belirten Menteşe, talebinin suçlama değil şeffaflık olduğunu vurguladı.
“Belgeleri açıklayın, ihale sonucunu açıklayın, katılımcıları ve teklifleri açıklayın, değerleme raporunu paylaşın. Neden satış yönteminin tercih edildiğini ve alternatif yöntemlerle Tokat’ın ne kazanabileceğini ortaya koyun. Sonra hep birlikte karar verelim: Tokat kazandı mı, kaybetti mi?” ifadelerini kullandı.
Menteşe açıklamasının sonunda, “Benim tarafım bir kişinin, bir partinin veya bir siyasi hesabın tarafı değildir. Benim tarafım Tokat’tır.” diyerek, konunun dedikodu ve ithamlarla değil; belge, hukuk ve kamu yararı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Menteşe, “Bir kuruş dahi Tokat’ın hakkı varsa onun hesabını sormak boynumuzun borcudur. Tokat sahipsiz değildir.” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.













