Tokat…
Yer altı zenginliğiyle bereketli…
Yer üstü nimetiyle eşsiz…
Toprağı altın gibi verimli…
İklimi Anadolu’nun en kıymetli armağanlarından biri…
İnsanı temiz…
İnsanı edepli…
İnsanı çalışkan…
İnsanı devletine bağlı, ahlaklı, mazbut…
Ama sonuç ne?
Genç umutsuz…
Esnaf sıkışmış…
Emekli darda…
Aileler geçim savaşında…
Şehirde huzur değil, çaresizlik konuşuluyor…
Tokat’ın adı potansiyeliyle değil, kaçırdığı fırsatlarla anılıyor…
Ve acı gerçek şu:
Tokat fakir değil.
Tokat sahipsiz değil.
Tokat yetersiz değil.
Tokat kötü kaderli hiç değil.
Tokat yanlış yönetiliyor.
Sorun toprakta değil.
Sorun iklimde değil.
Sorun insanda değil.
Sorun kaynak eksikliğinde hiç değil.
Sorun; yıllardır bu şehri kemiren kronik bir hastalıkta:
PARTİCİLİKTE.
“Bizden olsun da çamurdan olsun” diyen hastalıklı anlayış…
Tokat’ı bugün olduğu noktaya getiren en büyük felakettir.
Liyakat yerine sadakat…
Ehliyet yerine aidiyet…
Vizyon yerine slogan…
Proje yerine afiş…
Bilgi yerine ezber…
Hizmet yerine parti disiplini…
İşte Tokat’ı geriye çeken zincir budur!
Bu şehirde daire fiyatları et fiyatlarıyla yarışıyor…
Ama üretim yok.
İstihdam yok.
Sanayi desen organize sanayi değil, adeta organize depolama alanı…
Kalifiye eleman yetiştiren güçlü mesleki eğitim merkezleri yok…
Gençlerin tutunacağı teknoloji, yazılım, üretim, inovasyon ekosistemi yok…
Üniversite var ama şehirle entegre vizyon yok.
Bilim üretiminde, makale sıralamalarında, ulusal ve uluslararası görünürlükte Tokat’ın adı yok.
Ulaşım sorunlu…
Eğitim verimsiz…
Şehir planlaması günü kurtarma üzerine…
Rant var…
Vizyon yok!
Öyle bir noktaya geldik ki…
Açılacak cezaevini bile yatırım diye pazarlayacak kadar çaresiz bir anlayış şehrin önüne umut diye konuluyor.
Bir şehir düşünün…
Tarımı var ama markası yok.
Sanayi potansiyeli var ama stratejisi yok.
Turizm değeri var ama tanıtımı yok.
Gençliği var ama istikbali yok.
Üniversitesi var ama yön verici etkisi yok.
Toprağı var ama planı yok.
İnsanı var ama önünü açan irade yok.
Neden?
Çünkü bu şehirde şehrin geleceği yarışmıyor…
Parti rozetleri yarışıyor.
Şehre talip olanlar bilgiyle, birikimle, proje ile, vizyonla milletin önüne çıkmıyor…
Hangi partiden olduğu üzerinden pazarlanıyor.
Sonra ne oluyor?
Seçilenler millete değil,
önce parti merkezine bakıyor.
Halka değil,
grup kararlarına çalışıyor.
Takdiri seçmende değil,
parti yönetiminde arıyor.
Tokat’ın derdini değil,
siyasi kariyer hesabını büyütüyor.
Ve Tokat her seçimden sonra biraz daha geriye düşüyor…
Buradan açık söylüyoruz:
Hizmeti parti vermez.
Hizmeti insan verir.
İyi olan parti değildir.
İyi olan; ahlaklı, dürüst, vizyon sahibi, çalışkan, cesur, ehil insandır.
Kötü olan parti değildir.
Kötü olan; koltuğu makam sanan, halka rağmen partiye yaranmaya çalışan, şehri rant alanı gören kifayetsiz kadrolardır.
Tokat’ın artık şuna karar vermesi gerekiyor:
Biz parti mi seçeceğiz?
Yoksa ehil insan mı?
Rozet mi bakacağız?
Yoksa eser mi?
Slogan mı dinleyeceğiz?
Yoksa hesap sorulabilir proje mi?
Sadakat mi arayacağız?
Yoksa liyakat mi?
Çünkü gerçek şudur:
Doğru insanlar tarafından yönetilen bir Tokat,
10 yıl içinde Anadolu’nun sosyoekonomik yıldız şehirlerinden biri olur.
Tarımda zirve olur.
Gıda sanayinde marka olur.
Meyve-sebze işleme, paketleme, soğuk zincir, ihracat üssü olur.
Hayvancılıkta katma değerli üretim merkezi olur.
Mesleki eğitimde örnek şehir olur.
Sağlıkta bölgesel merkez olur.
Doğa turizminde, yayla turizminde, termalde, gastronomide yükselir.
Lojistikte, sanayide, eğitimde, kırsal kalkınmada model olur.
Tokat’ın sorunu imkânsızlık değil.
Tokat’ın sorunu; yanlış tercihlerin yıllardır doğru gibi pazarlanmasıdır.
Artık uyanma zamanı!
Parti aidiyetiyle değil,
şehir aidiyetiyle düşünme zamanı.
Birilerine “bizden” diye oy verip,
sonra çocuklarımızın işsizliğine ağlama dönemi bitmeli.
Bu şehir,
parti tabelalarına kurban edilemeyecek kadar değerlidir.
Bu şehir,
üç beş kifayetsiz kadronun kariyer basamağı değildir.
Bu şehir,
rant masalarının meze tabağı değildir.
TOKAT; yeniden ayağa kalkmak zorundadır.
Ve bunun ilk şartı şudur:
Particiliği değil, liyakati merkeze almak.
Aidiyeti değil, ehliyeti esas almak.
Sloganı değil, hesabı sorulabilir projeyi istemek.
Alkışı değil, icraatı ödüllendirmek.
Tokat artık şunu haykırmalıdır:
“BİZDEN OLSUN DİYE DEĞİL…
İŞİ BİLSİN DİYE GELSİN!”
Çünkü bu şehir yıllardır yanlış insanların elinde zaman kaybetti.
Ve artık kaybedecek tek bir nesli daha yok.
TOKAT BU GİRDAPTAN KURTULMAK ZORUNDA!
Kısa, tokat gibi final sloganlar (afiş / paylaşım için):
1
Tokat’ın sorunu kader değil, yanlış tercihlerdir.
2
Parti rozetleri değil, liyakat sahibi insanlar şehirleri ayağa kaldırır.
3
Bizden olsun diye değil, işini bilsin diye seç!
4
Tokat fakir değil. Tokat yanlış yönetiliyor.
5
Bu şehir rantın değil, ehliyetin eline geçmek zorunda.
6
Tokat’ın kaynağı var, toprağı var, insanı var… Eksik olan tek şey: liyakatli irade.
Sana en güçlü “viral meydan final” kısa versiyon:
TOKAT FAKİR DEĞİL, TOKAT YANLIŞ YÖNETİLİYOR!
Toprağı bereketli, insanı temiz, iklimi eşsiz, potansiyeli devasa…
Ama genç umutsuz, esnaf darda, emekli yorgun, şehir rantın pençesinde.
Çünkü yıllardır bu şehri bir hastalık yönetiyor: PARTİCİLİK!
“Bizden olsun da çamurdan olsun” anlayışı Tokat’ın yıllarını çaldı.
Hizmeti parti vermez, ehil insan verir!
Rozete değil, liyakate bakıldığı gün Tokat ayağa kalkar.
Bu şehir parti tabelalarına kurban edilemez.
TOKAT BU GİRDAPTAN KURTULMAK ZORUNDA!
Dr. Şeref Menteşe
TOKAT BU GİRDAPTAN KURTULMAK ZORUNDA!

0
Paylaş














