İşte size Batı’nın “hukuk”, “insan hakları” ve “medeniyet” maskesinin altındaki gerçek yüz:
Amerika ve İsrail saldırıyor…
İran kendini savunuyor…
Ama Birleşmiş Milletler dönüp İran’ı suçlu,
ABD ve İsrail’i ise mağdur gibi göstermeye çalışıyor!
Bu artık sadece bir çifte standart değil…
Bu, uluslararası hukukun alenen kirletilmesi,
adaletin katledilmesi,
ve insan aklıyla alay edilmesidir.
Uluslararası hukukun en temel ilkesine göre;
ilk saldıran saldırgandır, suçlu odur.
Bunu çocuk bile bilir.
Ama söz konusu İsrail ve Amerika olunca;
katil mağdur,
işgalci mazlum,
saldırgan ise “meşru müdafaa hakkı kullanan taraf” ilan ediliyor!
İşte Batı’nın medeniyet diye pazarladığı rezillik budur.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER Mİ, YOKSA GÜÇLÜLERİN KORUMA KALKANI MI?
Bugüne kadar İsrail aleyhine alınmış onlarca, yüzlerce uluslararası karar var.
Peki soruyorum:
Hangisi uygulandı?
Hangisinin arkasında duruldu?
Hangisi için yaptırım getirildi?
Hangi çocuk katili gerçekten cezalandırıldı?
Cevap açık:
Hiçbiri.
Çünkü mesele hukuk değil.
Mesele adalet değil.
Mesele insan hakları hiç değil.
Mesele;
gücü elinde tutanın suç işleme imtiyazı elde etmesidir.
Şimdi baktılar ki;
insanlığın başına bela ettikleri bu terör devleti İsrail,
ilk defa gerçek bir duvarla karşılaştı…
Şimdi ne yapıyorlar?
Bu kez ellerindeki BM mekanizmasını devreye sokup
İran’ı köşeye sıkıştırmaya,
katili kurtarmaya,
mazlumu yalnız bırakmaya çalışıyorlar.
ASIL UTANÇ: SÖZDE İSLAM DÜNYASININ SESSİZLİĞİ
Asıl utanç sadece Batı’nın ahlaksızlığı değildir.
Asıl utanç;
bu kepazelik karşısında hâlâ susan,
hâlâ Batı’nın kapısında bekleyen,
hâlâ Amerika’yı “stratejik ortak” diye pazarlayan sözde İslam yönetimleridir.
57 tane İslam ülkesi var deniyor.
Peki soralım:
Bir tanesi çıkıp neden demedi:
“BM kararları İsrail için neden uygulanmıyor?”
Bir tanesi çıkıp neden demedi:
“Çocuk katillerini koruyan bu sistem meşru değildir!”
Bir tanesi çıkıp neden demedi:
“Mazlumun değil, katilin yanında duran bir düzenin parçası olmayı reddediyoruz!”
Neden?
Çünkü çoğu,
hakikatin değil menfaatin,
ümmetin değil koltuğun,
adaletin değil efendilerinin safında duruyor.
ARTIK AÇIKÇA SÖYLEMEK GEREKİYOR
Katil alkışlayan,
zulme kapı açan,
çocuk katillerini koruyan,
uluslararası hukuku güçlüye göre eğip büken bir yapının içinde kalıp da
sonra “biz Müslümanız, biz adaletten yanayız” demek
tarihe karşı da, vicdana karşı da büyük bir yalandır.
Bugün İslam ülkeleri için mesele sadece diplomasi değildir.
Bu, şeref meselesidir.
Bu, namus meselesidir.
Bu, iman ve vicdan meselesidir.
SON SÖZ
Bugün BM susuyorsa,
Batı çifte standart uyguluyorsa,
İslam dünyası koltuk uğruna körleşiyorsa…
Bilin ki tarih susmaz.
Ve tarih şunu yazacaktır:
Bir tarafta çocuk katilleri vardı.
Bir tarafta onları koruyan sahte hukuk düzeni vardı.
Bir tarafta da susarak o zulme ortak olanlar…
Ama bir tarafta da,
her şeye rağmen
mazlumun yanında duran onurlu insanlar vardı.
Biz safımızı seçtik.
Mazlumun yanındayız.
Zalimin, katilin ve onu koruyan sahte düzenin karşısındayız.
Dr Şeref Menteşe
AMERİKA VE İSRAİL SALDIRIYOR, BM İRAN’I SUÇLU İLAN EDİYOR!

0
Paylaş














